 |
|
|
Ülkemizde gerçekleştirilen bilimsel kongre sayısı her yıl katlanarak
artmaktadır. Bu artışın uluslar arası yayınlarda dünya sıralamasında 22. sıraya
gelmemizde büyük katkısı olduğu kuşkusuzdur. Ancak aynı alanda çalışan
kurumların işbirliği ile düzenlenen bilimsel toplantıların daha verimli
olacağı, üretilen bilgilerin daha sağlıklı tartışılacağı kesindir. Bu bağlamda
TÜBİTAK Beyin Araştırmaları Planlama ve Koordinasyon Komisyonu, TÜBAS ve BAD
birlikte çalışma ilkesinden hareketle 2001 Nisan'ında Uludağ'daki ön
toplantıdan sonra 2002 Mart ayında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde 325
kişilik katılımla I. Ulusal Sinirbilimleri Kongresini düzenlemişti. Uludağ
Üniversitesi'nin evsahipliğinde ve genç nörobilimcilere TÜBİTAK'ın sağladığı
maddi destekle, 10 üyesi çeşitli dallarda lisans öğrencisi olmak üzere yaklaşık
370 nörobilimcinin katılımıyla 16-20 Nisan'da II. Kongre gerçekleşti.
Yabancı iki bilim adamının katkısıyla düzenlenmiş olan Deneysel Epilepsi Kursu
ile başlayan Kongre'nin açılış töreninde, 2002 TÜBİTAK-BAD Beyin Araştırmaları
Burs ve Ödülleri dağıtıldı. Ardından Prof Dr Turgay Dalkara "AKIL'a Bakışta
Değişen Perspektifler" başlıklı bir açılış konferansı verdi. Bir sonraki akşam,
Prof Dr Yücel Kanpolat'ın "Yaratıcılık ve Bilimde bir Doruk: Leonardo da Vinci"
konferansı ise katılımcıları büyüledi.
Kongre'de; "Klinik araştırmalarda kognitif elektrofizyoloji", "Baş ağrıları ve
nöromüsküler ileti bozukluğu", "Çevre kirliliği ve nöroendokrin sistem",
"İşitsel illüzyonlar ve olaya ilişkin potansiyeller", "Elektrodermal aktivite",
"Nöroimmün haberleşme", "Sinir dokusunun manyetik uyarımı" ve "Duygu-durum
bozuklukları" konulu panellerin yanısıra 25 konferans yer aldı. Genç
nörobilimciler 35 sözlü, 120 poster ile çalışmalarını sergilediler. Bu
bildirilerin özetleri Neuroanatomy Dergisi'nde (vol: 2, suppl. 1, 2003)
yayınlandı.
Bizce Kongre'nin çok önemli üç özelliği vardı: Bunlardan ilki, bilim alanlarına
göre katılımcı dağılımının çok geniş bir yelpazeyi kapsaması idi. İlk sırada
fizyoloji, ardından anatomi ve nöroloji bilim dalları gelen bu dağılımda,
histoloji-embriyoloji, farmakoloji, biyoloji, immünoloji, moleküler biyoloji,
genetik, psikoloji, biyokimya, nöroşirürji, psikiyatri, felsefe ve fen-edebiyat
grupları da yer almaktaydı. Diğer önemli özellik, gerek panel gerekse konferans
sunularında, konuşmacı ve grubu tarafından üretilen bilgilerin varolan bilgi
birikimine eklenerek tartışılmasıydı. En önemli nokta için ise genişce bir
parantez açmak gerekiyor: İlk kez, TÜBAS Kurucu Başkanı Prof. Dr. Nuran İ.
Hariri'nin, 2000 yılındaki Ulusal Fizyolojik Bilimler Kongresi sonrasında,
Cumhuriyet Bilim-T'eknik'de yayınladığı "methiye"de yakıştırdığı gibi... İşte
Kongre'nin en hoş yanı, "Anadolu bilim kaplanları"nın inanılmaz bilimsel
yetkinliklerini ve coşkularını izlemek oldu.
Bizler, Bilim Kurumları'nın temel görevinin ülkemizin bilim insanları için
uygun bilimsel iklimi sağlamak olduğunu düşünüyoruz. Gelecek yıl Pamukkale
Üniversitesi'nde ve her yıl ülkemizin değişik üniversitelerinde yapılacak olan
Sinirbilimleri Kongreleri'nde genç nörobilimcilerin, niteliği giderek artan
başarılı araştırmalarını izleyeceğimizden eminiz.
|
|
Copyright (C) 2003-2007 Beyin Araştırmaları Derneği. Tüm hakları saklıdır.
iletisim @ bad.org.tr
exvivo
|